Oku !

Sanayide Hibe programları: Tübitak 1501 ve 1507

5/9/2009 · Kategori: Bilim ve Teknoloji

Merhabalar

Uzun bi aradan sonra yazmaya başlıyorum.

Şimdi sizlere henüz girdiğim bir sektör ile ilgili bilgiler vereceğim. Bir danışmanlık firması olan Dekbim'de çalışmaya başladım. Firma Tübitak projeleri, CE Markalama, Sistem ve Ürün belgelendirme gibi konularda müşterilerine danışmanlık ve eğitim hizmeti veriyor.
Bu yazımda hibe programları ile ilgili detaya gireceğim.
Biliyorsunuz ülkemiz gelişen bir yapıya sahip fakat hala ithalat ihracat dengesini oturtabilmiş değil.
Bu anlamda yurt dışından nitelikli ürün veya teknoloji alımının azaltılması gerekiyor. Ancak bu şekilde ülke sanayisi ve ticareti gelişebilir ve dengeli bir ekonomiye sahip oluruz.
Bu maksatla Dış Ticaret Müsteşarlığı'mızın birden çok girişimi var.
Aslında uzun yıllardır varolan bu projelerden bugüne dek sadece Koç, Sabancı ve Zorlu grupları faydalanmıştı, zira sanayinin lokomotifleri bu firmalardı ve herkesin haberi yoktu hibe programlarından...
Şimdi geliyorum sadede...
Eğer bir firma teknolojik anlamda nitelikli bir ürün, sistem veya proses geliştiriyorsa, Devletimiz bu firmanın yaptığı ar-ge harcamalarının önemi bir kısmını hibe yoluyla (geri ödemesiz) karşılamaktadır.

Yeni bir ürün üretilmesi, ürün kalitesi veya standardının yükseltilmesi veya maliyet düşürücü nitelikte yeni tekniklerin, yeni üretim teknolojilerinin geliştirmesi konularında yürütülen Ar-Ge nitelikli projeler desteklenmektedir.

Bu projelerin bütün harcamaları değil, aşağıda sıralayacağım gider kalemleri desteklenmektedir:

  • Projede görevli Personel giderleri,
  • Alet, teçhizat, yazılım ve yayın alım giderleri,
  • Malzeme ve sarf giderleri,
  • Danışmanlık hizmeti ve diğer hizmet alım giderleri,
  • Ar-Ge hizmet giderleri,
  • Test giderleri,
  • Fuar, seminer vb. seyahat giderleri,
  • Ulusal patent tescili, faydalı model tescili ve endüstriyel tasarım tescili ile ilgili giderler.
Destek oranları firmanın çalışan sayısına, yıllık cirosuna ve geliştirilen projeye göre değişiklik göstermektedir.
250'den fazla çalışanı olan bir firma sözkonusu yönetmeliğe göre 1501'den faydalanabilir ve projenin en fazla %60'ı oranında destek alır.
Ancak bir KOBİ için bu oran %75'e kadar çıkabilir. Bkz: 1507

Ayrıca yukarda bahsettiğim gider kalemlerinden personel giderlerinde, personelin eğitim durumuna göre destek oranı artabilmektedir. (Doktoralı çalışanlar için daha fazla hibe gibi...)

Firma bir teknoloji geliştirme bölgesinde ise (teknoparklar) toplam destek oranı yine artabilmektedir.

Bu arge destekleri konusunda Avrupa Birliği içerisinde de bir destek fonu var ama o konuda fazla bilgi sahibi değilim, belki önümüzdeki yazılarda bu konuya da girebilirim.

Şimdi bu kısım çok önemli...

Tübitak tabi ki projelere gözü kapalı destek vermiyor. Eğer bir proje başvurusu varsa önce oturup bunu değerlendiriyor, proje yapılabilir mi, yapılmalı mı, mali getirisi var mı, bunlara karar veriyor. Sonra gidip projeyi yerinde denetliyor, işin mali kısmında ise daha titiz.
Her harcamanın faturalandırılması veya banka ödemelerinin dekontlandırılması gerekiyor.
Mali raporun çok dikkatli hazırlanması ve Teknik raporda proje detaylarının iyi bir şekilde belirtilmesi gerekiyor.
Eğer bunlar yapılmazsa saygıdeğer kurumumuz Tübitak projeye onay vermiyor.

Bu noktada ise devreye Dekbim giriyor. Proje ile ilgili danışmanlık hizmetleri için de destek sağlandığından, firmalar Dekbim'den teknik ve mali rapor hazırlama konusunda danışmanlık hizmeti alıyorlar ve bu hizmete ödenen ücretin önemli bir kısmı firmaya Tübitak tarafından geri ödeniyor.
Bunun firmaya ne gibi bir katkısı var?
Eğer firma teknik ve mali raporları düzgün hazırlayıp Tübitak'a sunmazsa projesi kabul edilmiyor ve hibe desteği fırsatını elinden kaçırıyor.
Şimdiye kadar bu şekilde Tübitak tarafından reddedilen projelerin tüm projelere oranı %80'dir. Halbuki Dekbim'in danışmanlık hizmeti verdiği firmaların projelerinin kabul edilme oranı %80'dir.
Danışmanlığın firmaya ne gibi bir zararı var?
Diyelim ki firma 1501'den faydalanacak ve toplam 1 milyon dolar arge harcaması yaptı, ve Tübitak'ın %50 oranında projeye destek sağlaması öngörülüyor.
Bu oran 500 bin dolara tekabül eder. Ve geri ödemesizdir. Yani havadan para.
Ama firma danışmanlık hizmetine 20 bin TL ödemek yerine raporları kendisi veya zayıf bir danışmanlık firması hazırlarsa ve proje reddedilirse bu 500 bin dolar uçar gider avuçlarından...

Gördüğünüz gibi danışmanlık giderinin firmaya hiçbir zararı yoktur, zaten bu giderin de büyük bir kısmı Tübitak tarafından geri ödenmektedir.

Konuyla ilgili daha fazla bilgi almak için ahmetsamilunal@hotmail.com veya 0555 474 57 75'den bana ulaşabilirsiniz.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Deniz Feneri - Son Durum

5/9/2009 · Kategori: Genel

Geçtiğimiz çarşamba günü Deniz Feneri derneğinden biri, çok sevdiğim bir abime Almanyadaki deniz feneri davasını vesile ederek haklarında Türkiye’de yapılan karalama ve iftira kapmanyaları neticesinde yardımların çok büyük oranda (%70 gibi) azaldığından bahsetmiş ve dernekte internet stratejisi hakkında istişare etmek üzeri davet etmiş.

Abimiz perşembe günü Deniz Feneri Derneğinin genel merkezine gitmiş, hem toplantıya katılmış, hem orayı gezmiş incelemiş...Abimden çeşitli konularda destek istemişler...

Cenab-ı Hak Hurucat Suresinin 6. ayet-i kerimesinde "Ey îmân edenler! Eğer fâsık (yalancı, günahkâr) bir kimse size bir haber getirirse, önce (onun doğruluğunu) iyice araştırın ki bilmeyerek bir topluluğa sataşırsınız da (bu hareketiniz doğru olmadığından) yaptığınıza pişmân olan kimseler olursunuz." buyurmaktadır...

Türkiyede’ki Deniz Feneri hakkında elde tutulur birşey olmadığı halde Yalancılığı, Ahlaksızlığı, Dindüşmanlığı tescillenmiş Dogan Grubu medyasın iftiralarına inanmak müslümana yakışır mı?

Abim de bu iftira haberlerini ilk duyduğumda Ola ki yarın Cenab-ı Hak bana "ey arif sen de mi iftiralara inandın da, onları bahane ederek yetimlere, yoksullara yardım etmekten vazgeçtin?" der endişesi ile deniz fenerine yardım yapmaya başlamıştı... Tüm müslümanlar bu endişeyi taşır diye ümit etmiş...

"Ama malasef doğan grubu başarılı olmuş... Yardımlar çok ciddi bir şekilde azalmış...Bu gerçekten üzücü bir durum... Deniz feneri ciddi anlamda yetimleri, yoksulları gözetip koruyan bir sistemli çalışan kuruluştur... Misal vermesi için söyleyelim dernekte bilgisayardan internet üzerinden yaptığım yardımları gördüm üstelik yaptığım yardımın kimlere gittiğinide gördüm..."  diyor abimiz.

Bizden istenen neler?

Son olarak sevgili abicim diyor ki: "Başta internet üzerinden tanıtıma yardımcı olmamız isteniyor... Bu sitenize bir banner olabilir, facebook gibi sosyal ağlarda yada mailerde tanıtım olabilir vs...

Açıkçası önceleri deniz fenerinin tanıtımını yapmamış olsam huzur-u ilahiyede mesul olacağımı düşünmezdim fakat şimdi bizzat yardım istiyorlar, ne için? hayır için... yetimi sevindirmek, yoksulu kollamak için... Bu teklife olumsuz cevap vermekten Allaha sığınırım...

Hem bir düşünün, bir hayal edin bakalım... Yiyecek ekmeği zor bulan bir aile... Her akşam yemek vaktinde sıkıntı içindeler... Kendi sitenize, blogunuz vs bir banner koydunuz ve bir kişi etkilendi ve 20 lira gibi cüzzi bir yardım yaptı, o yardımda bir ailenin akşam yemeği oldu, yiyecek ekmek bulamayan insanların güzel bir yemek yediklerini ve bundan ne kadar mutlu olacaklarını düşünün, sonra ona ben vesile oldum diye düşünün... ben vesile olabilirim diye düşünün... Bundan gelecek sevabı düşünün... Az mıdır?

Özel kampanyalar için web siteleri yapmak istiyorlar, dernekte çalışan az, bizim için bir kaç saat bile çok değerli diyorlar, birileri gönüllü olarak bu siteleri yapsa çok memnun oluruz diyorlar...

El ilanı, broşür tarzı şeyler hazırlıyorlarmış, bunlara yardımcı olacak kişilerin azlığından dert yanıyorlar...

Sitelerinin google pek üst sıralarda çıkmadığınıdan şikayetçiler (SEO uzmanları istiyorlar yani)

http://www.denizfeneri.tv/ isminde bir site açmışlar buradaki videoları google video, youtube vs eklemek istiyorlar, bunlar ciddi vaktimizi alıyor, elde bir terebaytlık video var diyorlar...

Hasılı kelam web üzerinde bizden destek istiyorlar, ben onlara güveniyor ve gerekli desteği vereceğime söz verdim... Siz de derneğin sitesinden gönüllü başvuru yapabilirsiniz

Ben üzerime düşeni yaptım, gerisi sizlere kalmış ister bu çağrıya kulak verir bir hayırda hisseniz olur, isterseniz kulak tıkar doğan grubu ağzı ile konuşursunuz o size kalmış...

Selam hidayete tabi olanların üzerine olsun..."

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Silinen Dosyaları Geri Getirme, Dosya kurtarma

10/1/2009 · Kategori: Bilim ve Teknoloji

Kullanacağımız program:  Recover My Files

Programı www.getdata.com adresinden indirebilirsiniz.

Kullanımı:












(Disk üzerindeki partition’ların görünüp görünmemesi önemli değil, program mutlaka görecektir)


1.Adım, Burada seçenekler karşınıza gelecek.Eğer format yemiş bir diskten veri kurtarmak istiyorsak HIZLI yada TAM FORMAT TARAMA seçeneklerinden birini seçiyoruz.Tabii ki her zaman tam tarama modu size +daha fazla dosya olarak geri döner.Ama format yememiş bir diskten veri kurtarmak istiyorsak yani silinmiş bir diskten (yada sildiğimiz tek bir dosya olabilir) o zaman HIZLI yada TAM DOSYA TARAMA seçiyoruz.yukarıda söylediğim +daha fazla dosya olayı bunun içinde geçerli!



2.Adım, Burada programın bulduğu aygıtları göreceksiniz, bağladığınız diskin harfini işaretleyin.Partitionlar uçmuş olsa bile aygıt mutlaka görünür

3.Adım, Hangi uzantıya sahip dosyalarınız vardı bunları seçin.Mesela Excel dosyalarınız varsa xls uzantısını seçersiniz.Zaten orada hangi uzantının hangi programa ait olduğu yazıyor.İsterseniz tümünüde seçebilirsiniz bu size kalmış.


4.Adım, Programın aygıtı taramasını bekleyin.Duruma göre biraz uzun sürebilir ama olsun sonuçta dosyalarınızı kurtaracaksınız...



Son Adım, Program bulduğu dosyaları size sıralar ve bunların ne durumda olduğunu söyler.Kurtarmak istediğiniz dosyaları işaretleyip yukardaki Recover sekmesinden bunların nereye kurtarılmasını istediğinizi seçersiniz.Programın bir güzel yanıda eğer bir cd yazıcınız varsa kurtardığı verileri direkt olarak cd’ye basması.

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

Pardus

4/12/2008 · Kategori: Bilim ve Teknoloji

Merhaba arkadaşlar.

Bugün öğle saatleri itibariyle Pardus ile tanışmış bulunuyorum. :)

Merak edenler için:

Kurulumu, arayüzü çok basit ve kolay.
Sorunsuz çalışıyor. Driver yani sürücüler hiç arıza çıkarmadı benim bilgisayarımda.
Windows'ta olan herşey nerdeyse, Pardus'ta da mevcut.
Ofis yazılımları, medya oynatıcılar, oyunlar...vs

Hepsinden öte, bu bir Tübitak ürünü. Yani Türk.
Ayrıca açık kaynak kodlu. Ayrıca daha hızlı, Ayrıca daha güvenli.

Microsoft ve diğer yabancı firmaların ürünlerine muhtaç kalmak istemeyen ve Ulusal bir proje olan Pardus'a güvenini ıspatlamak isteyen herkese öneririm.

Yaşasın Özgürlük için Pardus. :))

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::